--> Emel Başdoğan ile sohbet
    Minik Mucize: Filizlenmiş tohum...
    Uslu Dur,Yoksa Öcü Gelir!...
    Kontrol Tutkunları İçin Turşu Tarifi

KONTROL TUTKUNLARI İÇİN TURŞU TARİFİ

Şehirdışındaki evimde yaşamaya başladığım ilk yıllarda sabahları ilk

yaptığım şey sebze bahçeme koşmak olurdu. İlk sivri biber yavrusunu ailecek

büyük bir heyecanla bekledik. Sabah kahvaltılarında ilk çıkan bir kaç sivri

biberi bölüşürdük. İlk ortaya çıkan salatalık yavrusunu adeta alkışlardık.

O sıralarda bir komşum, artık sebze ekmediklerini, hasatı hakkı ile

değerlendirmenin zor geldiğini söylediğinde onunla empati kurmam mümkün

olmamıştı.

Yıllar geçtikçe sepetler dolusu salatalık ve sivri biber ile başa çıkmanın !

ilave bir gayret gerektirdiğini kavradım.

Yaz güneşi altında kavrularak topladığımız biberlerin bir tanesinin bile

ziyan olmasını istemezken bir arkadaşımın annesinin sihirli turşu tarifi

imdadıma yetişti.

Turşu benim karakterime uymayan bir hazırlık türü. Neticesi hemen belli

olmayan, ancak günlerce bekledikten sonra olduğunu veya daha kötüsü,

olmadığını görmek benim sabırsız yapıma uymuyor.

Ayrıca, sonucu baştan 100% garantileyememek, ve biraz dene/yanıl özelliği

taşımasını kabul etmek de benim ruhumun henüz gelişmesini tamamlamadığı

alanlardan biri..

Meğerse turşu kavanozunun içindeki dünyanın başına buyruk yapısına da

müdahale edilebiliyormuş.

Bol biber topladığımız bir günün akşamında ziyaretimize gelen bir dostum,

annesinin şaşmaz isabetli bir turşu tarifi olduğunu söyleyerek, beni turşu

yapmaya cesaretlendirdi. Saat epeyce geç olmasına rağmen, Nazilli’de yaşayan

anneyi telefonla uyandırdık ve gerçekten de adeta mucizevi turşu formülünü

öğrendik.

Şimdi artık, “Acaba bir nohut daha eklesem mi?” “Tuz az mı gelmiştir, yok

yok, belki de çok gelmiştir.” gibi bunaltıcı belirsizlikler içinde

kaybolmadan (kişiliğimin tekamülü için, belirsizlikler içinde bunalmadan

durabilmeyi öğrenme fırsatını hayatın başka alanlarında tecrübe ederim,

turşunun bana sunduğu bu imkanı ziyan ettiğimin farkındayım :)) adeta

otomatik turşu yapabiliyorum ve bahçe zamanı yaklaşırken bunu hemen sizinle

paylaşmak istiyorum.

Her Tür Turşu İçin:

Bir tencereye bol su ve bir adet yıkanmış, temiz, kabuklu yumurta koyun,

kaynatın. Su kaynarken tencereye tuz – tercihan iri taneli turşuluk tuz,

ancak sofra tuzu da olur- ekleyin. Başlangıçta sudan daha ağır olan yumurta

tencerenin dibine çökecektir. Ancak tuz eklendikçe nazlı nazlı sallanmaya

başlayacak, yavaş yavaş suyun içinde salıncaktır. Yumurtanın yukarı doğru

yolculuğunu gözlemleyerek tencerinin içine tuz serpmeye devam edin. Ta ki,

yumurta suyun yüzeyine çıkana kadar. Tuz eklemeye son verin, su hala

kaynamamışsa kaynamasını bekleyin. Bir kaç dakika kaynadıktan sonra altını

kapatın ve soğumaya bırakın.

Şimdi artık her tür turşuyu hazırlamak için tuz oranı standart bir suyunuz

var. Şimdi bu tuzlu su ile turşu suyu karışımını hazırlamak gerekiyor ki,

bu da son derece basit: Bir ölçü tuzlu su, bir ölçü sirke . Evet,hepsi bu!!

Kavanoza istediğiniz sebzeyi, lahana, salatalık, sivri biber, yeşil domates,

vs vs.. aralara sarmısak ekleyerek sıkı sıkışeyin. Kavanoz ağzına kadar

dolunca üstlerine eşit miktarda tuzlu su ve sirke dökün. Bir fincan tuzlu

su, sonra bir fincan sirke, tekrar bir fincan tuzlu su... ve sirke.

Sebzelerin, biberlerin arasından suyun boşlukları dolduraran aşağıya inişini

keyifle seyredin. Kavanozun ağzını kapatın serin ve loş bir yerde bekletin.

Nohut, şeker, limon suyu gibi başka turşu hazırlıklarında kullandığımız

malzemelerin hiç biri bu karışıma eklenmiyor. Sadece su, tuz, sirke ve

sarmısak, istenirse pul biber...

Bu sene bahçe yapacak mıyız acaba? Ben geçen sene bahçe sulamaktan utandığım

için Temmuz başında çimlerimi ve sebze bahçemi kaderine terkettim. Sabah

akşam yığınla suyu çimlerin üzerine boşaltmayı ruhum kaldırmadı. Bu sene

için biri bir çözüm önerir belki diye bir umut içindeyim. Hem su tüketimini

dengeli bir ayarda tutup hem de yeşilden uzak kalmamanın yolları nelerdir

acaba?