--> Emel Başdoğan ile sohbet Minik Mucize: Filizlenmiş tohum... Uslu Dur,Yoksa Öcü Gelir!... Kontrol Tutkunları İçin Turşu Tarifi
|
USLU DUR, YOKSA ÖCÜ GELİR!...Durmadan tahliller yaparak kolestrol seviyeni ölç, ilaçlara ve "kolestrolsüz" diye etiketlenmiş yiyeceklere azami dikkat göstererek ve hayatında olabildiğince yer vererek yaşa, yoksa "öcü" gelir.
Kolestrol denilen öcüyü tıp ve ilaç sanayii yaratmıştır. Genellikle kolestrolün ne olduğu bilinmez ancak TEHLİKELİ olduğu bilinir.
Kolestrol ima edilmeye çalışıldığı gibi, gıda yolu ile dışarıdan vücuda giren zehirli bir madde değildir.
Tam tersine, hücre için önemli bir yapıtaşıdır ve metabolizma işleyişinde hayati bir öneme sahiptir.
Sanılanın aksine yağ değildir, sabunsu, mumlu dokuya sahip bir çeşit alkoldür.
Beynimizin, kalbimizin, ciğerimizin %10-20'si kolestrolden oluşur.
!!! Boşuna değildir, anne sütünün kolestrol oranının inek sütünün iki misli olması.
Ay, yoksa, doğa bebekleri daha doğuştan kalp hastası mı yapmak istemektedir?
Tabi ki, hayır. Gerçek şudur ki, kolestrol olmadan yaşayamayız.
Bakınız bu "öcü" neler yapar:
- hücre duvarlarını kuvvetlendirir
- sinirleri korur
- yağı sindirmek için ihtiyaç duyduğumuz enzimin ana maddelerinden biridir. Kolestrol olmadan yediğimiz gıdalardaki A,D,E ve K vitaminlerini sindiremeyiz.
- pek çok sex hormonunun, bu arada östrojenin ana maddesidir.
- cildi koruyan bir maddedir. Kolestrol sayesinde cilt nem tutabilir.
- bağışıklık sistemini korur
- Vücudun D vitamini üretmesinde gereklidir
- diabetin yolaçabileceği böbrek hasarlarını önler
- kırmızı kan hücrelerine ihtiyaçları olan elastikiyeti sağlar
- beyinin gelişimi için gereklidir.
Her ne kadar yediğimiz HER ŞEY kolestrol içerse de vücut, bu kadar hayati önemi olan, yokluğu ölüm kalım meselesi olan kolestrolü edinmeyi sadece dış kaynaklara bırakamaz. Karaciğer ve ince bağırsakta kurduğu fabrikada kendi imalatını yapar. Dahası, her hücre gerekirse kendi kolestrolünü üretecek şekilde donatılmıştır.
Toplam kolestrol miktarının % 80 'ini vücut kendi üretir!!! Gıda yolu ile alınan kısmı % 20 dir.
Gıda ile yeterince alınırsa, imalatı o gün için kısar, yok eğer gıda yolu ile yeterince kolestrol yapılmazsa kendi daha fazla üreterek arayı kapatır.
Gıda yolu ile vücuda kolestrol alımını azaltmak, vücuttaki kolestrol seviyesini etkilemek açısından hiç bir işe yaramaz. Sıkı bir rejim ile önce seviye gerçekten de düşer, kısa zamanda vücut adapte olur ve seviyeyi yukarı çeker.
Ancak,
Fazla televizyon seyretmenin kolestrol seviyesini yükselttiği bilimsel olarak kanıtlanmış.
Ayrıca,
Genel geçer "doğru" bir kolestrol seviyesinden sözedilemez.
Bu değer, kişiye, yaşa, mevsime, açlık tokluk durumuna, strese, cinsiyete, bedensel aktivite seviyesine, günün hangi saatinde ölçüldüğüne, iklime, o anki hormon durumuna ve sağlık durumuna göre (enfeksiyon, diş problemi vs) göre değişir.
ATEŞ OLMAYAN YERDEN DUMAN ÇIKAR MI? KOLESTROLUN KALP HASTALIKLARI İLE HİÇ Mİ İLGİSİ YOK?
Bir tesadüf sonucu, deney için kullanılan hayvanlara dışarıdan verilen kolestrolun gerçekten de kalp rahatsızlıklarına yolaçtığı ortaya çıkmıştır.
Ancak bu kolestrol oxide olmuş kolestroldur. Tıpkı havayla direk temas eden elmanın oxide olması gibi, hayvanlara verilen yeme spray ile sıkılan kolestrol de havayla temas ederek oxide olmaktadır. Oxidasyonun damarlardaki deformative etkisi bilinmektedir. Anti oxidanların önemi bundandır. Ve her tür sanayide işlenmiş gıda, toz haline getirilmiş süt ve yumurta, yumurta tozu ile hazırlanılan makarna, mayonez ve dondurma, havayla kurutulup toz haline getirilmiş krema, et suyu tableti, hazır kahve ve pastacılıkta kullanılan tüm sanayi ürünleri vs önemli ölçüde oxide olmuş kolestrol içerir.
Niye bundan sözedildiğini hiç duymadık??
Daha 1981'de oxide olmuş kolestrol ile ilgili 3 000 çalışma yapılmıştır. Bunlar tıpçıların ve tıp dergilerinin ilgisini çekmemiştir?!
Hazır gıda, oxide kolestrol ve damar sertliği arasındaki bağlantı ile ilgili bir sessizlik hüküm sürmektedir.
Örneğin bazı makarna markalarının "taze yumurta ile üretilmiştir" diye işaret etmeye çalıştığı özen budur. Tüketicinin bilinçlenmesi ve bu dikkati gösteren gıda üreticilerini tercih ederek ödüllendirmesi özendirici olacaktır.
KÖTÜ KIZ RAMİZE Beri yandan kolestrol oranları ve sağlık bağlantısı doğru olsa, 50 yaş üzeri kadın ve erkeklerin %90'ının kolestrol problemi olması gerekirdi. Bu gerçekçi olamayacağı için tıp , iyi ve kötü kolestrol gibi bir tuhaflık uydurmuştur. Kanda kolestrol taşıyan proteinler iyi ve kötü olarak sınıflandırılmıştır.
HDL , iyi kolestrol LDL kötü kolestrol.
Bunlar kanıtlanamamış teorilerdir. Bütün bu "yağ-arteriosklerose-kalp kirizi" teorisini icat eden Ancel Keys bile , daha 1970'de geri adım atmış ve "Beslenme ile vücut kolestrol seviyesi ve kalp hastalıkları" arasında bir bağlantı olmadığını söylemiştir.
NEŞELİ OL Kİ GENÇ KALASIN?
Peki gıda sadece % 20 oranında kolestrol seviyesini etkiliyorsa neden bazen aşırı yükseliyor kolestrol seviyemiz?
Karagöz ve Hacivat gib sürekli ters yöne işleyen iki hormon üretiyoruz : İnsülin ve Glucagon.
İnsülin kolestrol üreten bir hormondur. Lif açısından zayıf, şeker, nişasta, pirinç gibi karbonhidrat açısından yüksek beslenildiğinde VE beslenmeden bağımsız olarak stres , sıkıntı durumlarında salgılanır.
Yani Mutsuzluk = insülin = kolestrol
Beri yandan, hacivat, yani glucagon mutluluk hallerinde salgılanır.
Başka bir sürü çok önemli marifetinin yanı sıra, vücutun kolestrol üretimini azaltır.
Yaşam tarzımızda stres ve sıkıntıyı azaltmanın ve mutluluğu arttırmanın genel reçeteleri yok. Ancak kişisel reçetelerimizi oluşturmak yüksek kolestrol seviyesi ile mücadelede etkili bir rol oynayacaktır.
|
 |